Gürsel      Ben  Gürsel, merhaba
 Tansel      Merhaba efendim
 Gürsel      Merhaba  efendim
 Tansel      Nasılsınız?
 Gürsel      Ehh iyi sayılırım. Almanya'dayım
 Tansel      Öyle mi?
 Gürsel      Evet
 Tansel      Habersiz  gittiniz yani.
             Gerçi geldiğinizde haberimiz olmadı ama!
 Gürsel      Tansel, gelişmeleri bilmediğini  tahmin etmiyorum.
             Ben Kars'a gelecektim, annem gelmemi istemedi.Yoksa  bilmiyormusun?
 Tansel      Yani o safhada bilmiyorum. Yani o  pozisyonda bilmiyorum!
 Gürsel      Evet
 Tansel      Yani o konular...
             Şimdi zaten geçen gün  bir olay oldu. Bir gazeteci ile babam tartışmış.
 Gürsel      Evet
 Tansel      İşte gazete getiren çocukla.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Dedim kardeşim; Yani o benim babam ama, onu ilgilendiren bir  meseledir.
             O sana söyleyebilir  kızabilir ama, o onun meselesidir. 
             Yani benim babam olduğu  için, bana öyle bir şey deme dedim.
             Yani benim babamdır  sonuçta ama..   Şimdi  de benim annem olduğu için, 
             öyle bir suçlamaya biz  mahruz kalmamamız lazım.
 Gürsel      Ben ..
 Tansel      Veya annem, veya babam
 Gürsel      Ben seni suçlamadım. Yanlızca
 Tansel      Evet sonuçta aynı evde kalmamız ihtibari ile
 Gürsel      Dedim, herhalde biliyorsundur. Veyahutta bilmemene şaşırıyorum.
             Çünkü annem telefon  açmıştı,
             Yengemle  görüşmüştü ve benim gelmemi istemediğinizi, benim..
 Tansel      İşte ben istemediğinizi o...
 Gürsel      Evet öyle söylemişti.
 Tansel      O şahsa ait olan bir laf.
 Gürsel      Şimdi ben, tabii ilk duyduğum an çok şaşırdım.
             Ve bu şaşkınlık  üzerine telefon açıp, herhangi bir görüşme yapmak istemedim. 
             Sakin sakin düşüneyim dedim. 
             Bunun için  Almanya'ya gelmem gerekiyordu. Burayada geldim.
             Yani düşündükten sonra artık hepinize teker teker açıp,  sormak istiyorum.
             Ne oldu? , Sebep nedir? , Konu nedir?
             Yoksa kulaktan duyulmuş  gibi birşey olur.
             Ve ben bu olayı hiç  kimseden de saklamıyorum.
             Yani bana soran  şahısların hiç birisinden saklamıyorum ki, neden Kars'a gitmedin?
             Yani bu hiç aile ile  ilgisi olmayan bir kişide olabilir.
             Ona dahi diyebiliyorum  ki, benim gelmemi istemediler.
             Ve böyle bir kararında yalnızca annem tarafindan verilebileceğini..!
             Biraz çünkü çok büyük bir karar bu.
             Yani bu kadının tek  başına böyle bir kararı vermesi,
             ve evde hiç kimsenin  haberdar olmadan. 
             Senin haberin olmadan,  babamın haberi olmadan,
             başkalarının haberi  olmadan. Yani saklı saklısına böyle bir kararı vermesi.
             Bu çok büyük bir  sorumluluk olur.
 Tansel      Yani...  Çok büyük bir sorumluluk. Doğrudur.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Valla ben birşey diyemiyorum abi.
             Yani sonuçta onlar bizim  adımıza şimdiye kadar,
             "sen güzel birşey  söyledin" ismimizi koymaktan tut,
             hangi okula gideceğimize  kadar, şimdiye kadar, hep onlar karar vermiş,
             hep onlar söylemiş.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Halen daha da o devam ediyor.
 Gürsel      Evet..   Ben eve telefon  açtım.
             Yani ilk önce annemle görüşecektim, annem  evde yoktu.
             Böyle bir karar  ondan çıktığı için, önce onunla görüşmek istedim ama, evde yoktu.
             Tekrar  denedim, tekrar evde yoktu.
             Ama dedim sıcak  sıcağına, o zaman sana telefon açayım.
             Çünkü senin  söylediklerini kabulleniyorum.
             Ama böyle birşeyden, yani haberin olmamasına da üzülüyorum.
             Yani bir evde  yaşızorsunuz.
 Tansel      Haberim var benim.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Birşey demiyorum. 
             Benim haberim var, ben  olayı şu yöne getiriyorum.
             Yani haberim var, ama  nasıl var yani? 
             Bir adam kalkmış, evden  çıkmış, kaçmış gitmiş, ondan sonra haber alıyorsun...
             Yani birisi birşey  söylemiş,
 Gürsel      Evet
 Tansel      Söylediğini tabii duyuyorsun.
 Gürsel      Yani annemin böyle bir şey söylediğini biliyorsun?
 Tansel      Biliyorum tabii yani.
 Gürsel      Peki,
 Tansel      Bilmemem mümkün mü? 
             Bilmiyorum  desem o zaman yalan söylerim.
 Gürsel      Peki sebep ne?
 Tansel      Yaaa bilemiyorum yani sebebi ne?
             Ben eve gittim  akşamleyin,
 Gürsel      Evet
 Tansel      Ya işte böyle böyle, Nefise  abla..., 
             Kimden duymuşsa senin geleceğini
 Gürsel      Evet
 Tansel      Telefon  açtım, işte böyle böyle dedim.
             Yani Nefise ablaya mı  demiş, onuda tam bilemiyorum.
             Nefise ablaya demiş  galiba.         
             Yani ben çünkü hergün  on, onbirde eve gittiğim için,
             artık meselelerle şey  yapmak istemiyorum.
             Kendimi yormak  istemiyorum.
             Kim kime ne demiş, ne  olmuş, onlar beni ilgilendirmiyor.
             Çünkü onlara kafa  yorduğum zaman,
             zaten onda eve gitmişim,  onbirde eve gitmişim.
             Bir yarım saat kafa  dinlemem lazım ki, sabahleyin işe geleyim.
             Fazla ilgilenmiyorum  daha doğrusu. Yani konuyuda açmıyorum.
             Niye, ne oldu, ne  oluyor.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Kim böyle dedi, niye diyorsunuz...Daha geçen gün kendim bir karar  ver.....
             Yani ben birşey, evde  birşey söylüyorum. Diyorum ki, ben böyle birşey yapacam.
             Evde kıyamet koptu.  Babam yine hastalık ayakları tuttu.
             Yani ben 30 yaşına  gelmiş bir şahısım.
             Ben bunu yapmak  istiyorum demem suç mu size.
             Yani bunu demem suç mu?  Sizden izin almaya da gerek yok.
             Ve ticaretle ilgili  birşey yapacağım bunu.
             Haa şunu beklerdim ben,  şunu desinler. Oğlum tabii, sen en iyisini bilirsin.
             Bu güne kadar  yaptıklarında hep iyi çıktı. Yani bir tanesi şaşmadı.
             Yani bu bir tane Tansel  Arslanoğlu bir yaptığı olayda, şahsında şöyle yap. 
             Haa buda sen iyi  biliyorsun, ama yine de iyi düşün. Hepsi üstüme yürüdü.
             Yani evdekilerin hepsi  üstüme yürüdü, ben evden kaçacaktım.
             Yani evdekilere  danışmaya gelmiyor, evdekilere bir sorunun açmaya gelmiyor.
             Kapalı kutu  olacaksın. Eve gidip oturacaksın, dükkana geleceksin.
             Yani öyle bir ortamın  içindeyim.
 Gürsel      Peki yani sen bunlara, neden böyle bir karar verdiklerinide sormadın
 Tansel      Yani şimdi niye öyle  söylediniz, niye öyle demek istediniz,ben söyledim. 
             Ben anneme şunu  söyledim, anne dedim, bak dedim. 
             Onu isteyende sizdiniz  zamanında, şimdi istemeyende sizsiniz.
             Hatta ben, babamda  evdeydi akşamleyin. 
             Bu konu, mesele gündeme  geldi, ben ikisinede fırçayı bastım.
             Dedim çok yalnış  yapıyorsunuz.
             Çok yalnış yapıyorsunuz,  niye yalnış yapıyorsunuz.
             Zamanında Gürsel abi  ilgilenmek istemiyordu.
             Yani diyordu ki bana  telefon açmayın, siz üstüne üstüne gidiyordunuz.
             Şimdi adam diyor ki,  bana telefon açın, siz açmıyorsunuz.
             Dedim siz nasıl annesiniz, nasıl babasınız.
             Yani bu bana söyleyin  bana dedim. 
             Babamda dondu kaldı  orda, annemde dondu kaldı.
             Dedim bunu söyleyin:
             Yani zamanında adam  olabilir, yani diyordu ki benimle ilgilenmeyin.
             Siz habire, işte  Almanya'dan gelene, şuna buna telefon yolluyordunuz.
             Ona buna diyordunuz ki, işte benim oğlum varda,  telefon açmıyor, böyle ediyor.
             Şimdi bu adam size yanaşmaya çalışıyor, yani  birşey bekliyor...
 Gürsel      Ya ben zamanında, yani şurada ben  konuyu kesmek istiyorum.
             Ben zamanında  ilgilenmiyor değildim. Zamanında, aramızda bir sorun vardı.
             Yani benim hakkımda  babamın savunduğu ve iddia ettiği bir konu vardı.
             Bende bunun yalan  olduğunu söyledim ve ben bunun,
             yani bu haberi kimden duyduklarını  söyleyeceklerine kadar
             bunlarla bir ilişki  içine girmeyeceğimi söylemiştim. Konu buydu yani.
 Tansel      Evet yani, ben o gün  bunun savunmasını yapmadım değil.
             Ben akşamleyin, bunlar  yani.
             çünkü bu iki, iki akşam  üst üste ben sessiz kaldım.
             En sonunda, bunlarla böyle bir konuşma yaptım, yapmadım değil.
             Yani en sonunda anneme  de dedim.
             Sen dedim;
             Aynısı benim başıma  gelse, banada aynı şeyi yapacağını biliyorum.
             Babama döndüm, ona  dedim, sende bana aynısını. 
             Bir ben iyi olduğum  zaman iyisiniz. Ben iyi iyiyim, siz iyisiniz.
             Ben azıcık kötü olduğum  zaman anlıyorum ki,
             Siz benim yanımda  olmayacaksınız. Onu ben biliyorum.
 Gürsel      Peki benim kötü olan tarafım neresi?
 Tansel      Hani kötü olan tarafı demiyorum.
             Yani insanın, yani her  zaman yanında olmak lazım, yani ben...
 Gürsel      Tamamda, şu anda senin  söylentilerinden şunu çıkartıyorum.
 Tansel      Ben kendim için konuşuyorum. Ben kendim için yani.
             Benim işim iyi gidiyor,  babam neşeli, gülüyor.
             Azıcık diyelim o gün  sıkıntı var, babam hasta olmuş.
             Yani ben kendim için konuşuyorum,  senin için üstüne alınma yani.
             Ben o konuyu kendim  için... 
 Gürsel      Tamamda şu anda mevzuat olan benim  Tansel. Sen değilsin.
 Tansel      Hayır yani ben onu, lafı oraya getirmeye çalışıyorum.
             Yani, kötü iyilik  meselesi demiyorum yani.
 Gürsel      Peki ne demek istiyorsun?..
 Tansel      Niçin uzaklaştınız diyorum. Yani o zaman yanındaydınız,  şimdi niye uzaklaştınız?
 Gürsel      Peki sebep olarak ne söylüyorlar?
 Tansel      Yani ikiside sustu yani.. Babam çıktı yatmaya gitti, annem hiç susuyor.
 Gürsel      Bir sebebi vardır  herhalde?
 Tansel      Yaa bilemiyorum artık. Yani ben o gün söyleyeceğimi söyledim.
             Ben dedim yani, siz  yanlış yapıyorsunuz. Yanlış yapıyorsunuz.
             Yani bu konuşmalarla da  yalnış yapıyorsunuz.
             Her şey ile yanlış  yapıyorsunuz. Ha ben ağabeyimdir. 
             Yine ben, dükkammıda açarım,  mağazamıda açarım, evimide açarım.
             Ama siz ters  dönüyorsunuz. Artık onu bilemiyorum.
             Niye  böyle soğudunuz, niye şey yaptınız, onu da onların meselesi artık.
             Derine inemedim yani.
 Gürsel      Tansel düşünmeni istiyorum.
             Bak şu söylediklerim çok  ciddi bir konu. Çok çok ciddi bir konu. 
             Düşünmeni istiyorum. Eğer  bunlar bana savaşmayı teklif ediyorlarsa..
             Bak ben barışa hazırım.
 Tansel      Ya onların küstüğü, annemin küstüğü  bir noktada şu yani..
             Diyor ki, Nefise buradayken diyor, telefon  açıyordu, onunla konuşuyordu,
             niye benimle konuşmadı. (Hemde kaç kere konuştum..)
             Yani niye beni bir anne  olarak telefona sesleyipte, konuşmuyordu da o zaman. 
             Yani birazda kıskançlık  var gibi.
             Yani onlarla ilgilenme  gibisini fazlalaştırma mı diyeyim, yani yoğunluk olarak..
 Gürsel      Tansel benim orada işlerim vardı. O  işlerle ilgilendim.
 Tansel      Hayır ben anlatamıyorum. Yani şimdi benim izlenimim o.
             Yani bir iki bir  kıskançlık olur, o da çocukça buluyorum ben o olayı.
             Çünkü bilemiyorum. Yani  beni Gürsel ağabey severse sever, sevmezse sevmez.
             Ben kimseyi kıskanacak  halimde yok. O benden kaynaklanan birşeydir.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Ben  kendimi sevdirememişimdir, o başka meseledir.
             Yani burda kıskanmanın,  burda küsmenin anlamı yok.
 Gürsel      Tansel konunun özetine gelelim. Ben çok barışçı yaklaştım size, hepinize
             Ne sisteminizi bozmak, ne mülkiyetinizi alt üst etmek,
             ne orada herhangi birşeye sahiplenme niyetim ve isteğim vardı.
             Davranışları doğru  bulmuyorum.
             Bunu, bak bunu çok  samimi olarak söylüyorum.
             Ve şu anda bana yapılan  davranış şeklinden dolayı,
             ben annemle de  konuşacağım, babamla da konuşacağım.
             Bu davranışı ben doğru bulmuyorum.
 Tansel      Şimdi Gürsel ağabey bak,  şimdi sen çok güzel birşey diyorsunda..
             Ben  zamanında çok sıkıştım, yani çok kötü durumdaydım.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Yeni işe başladım. Babama ben bir teklif yaptım, beni oğulluktan  reddediyordu.
             Ben dedim ki, baba hiç  olmazsa şurada bir daireyi sat.
             Yani, kiracı şu anda 60  milyona oturuyor.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Beni evlatlıktan reddediyordu, kovuyordu.
             Ben babamla savaşmadım. Ben  yani kalkıp, babamlada küsmedim.
             Dedim vermiyorsan o  senin, o meselendir.
 Gürsel      Tansel ne kadar  sıkıştın, onu bilmek istiyorum.
 Tansel      Ya ben....
 Gürsel      Bir saniye. Ne kadar sıkıştın  Tansel?
 Tansel      Ben yeni işe başlamışım...
 Gürsel      Tamam ne kadar sıkıştın Tansel?
 Tansel      Ya 10 milyara sıkıştım. Ya... Gürsel abi..... ben anlatamıyorum.
 Gürsel      Sorularıma cevap ver..
 Tansel      Ben anlatamıyorum, ben sana. Ben  meseleyi şuraya getiriyorum.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Ben o zaman, ben şunu söyledim.
             Dedim ki, baba şu  daireyi sat, ben sana onun..
             Yani şimdi alayım,  aldımda, yani sonuçta alayım. Bana vermedi. 
             Yani bu adamdan ben, bu  saatten sonra birşey iste, 
             istemeyi bırak,  isteyememde. Yani ben öyle söylüyorum.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Yani  mesele o. Yani ben bileyim ki, ben aç kalacağım, ben aç kalacağım,
 Gürsel      Evet
 Tansel      Bunu,  o zaman aç değildim, aç kalacağımıda bileyim.
             Yani Tansel Arslanoğlu  kanser hastası olsun, onun da, ondan da eminim.
             Ben onu gördüğüm için,  onu gördüğüm için, dedim ki;
             Ben umudum yok. Ne  önümde ne arkamda. 
             Benim çalışıp kendime  birşeyler yapmam lazım.
             Çünkü, o ümidi babam  bana verseydi, zaten ben birşeyler yapamazdım,
             Derdim ki ooooo bir sürü  mal var.(Umarım gün gelir inkar etmezsin..)
             Babam elinin arkasını gösterdi  deseydim.
             Oğlum dedi; Hasta da olsan, veremli de olsan, bunların bir tanesi  satılmaz. 
             Bu böyle, ben anladım  bunu, yani ben şimdi aç kalmam meselesi değil.
 Gürsel      Ama konu ile olan  bağlantısını anlamıyorum.
 Tansel      Ya, konu ile olan bağlantısı şu, yani babam;
             Tevhiddin dayım işte. Telefon açmış, işte  böyle böyle.. O alttaki dükkanı felan.
             Şey yapalım, açalım,  işletelim felan gibisinden mi, bir konuşma yapmış.
             Onuda ben iyi  bilmiyorum, o meseleyi.
             Yani bu adamdan,  damarına basmışsınız derim.
             Ciğerine basmışsınız,  öyle birşey demekle...
             Yani haddim olmayarak  söylüyorum, orda adam gazdan çıkar.
             Yani ondan hiç bir şey  istemeyinde.
             Ama ona şunu demek  lazım, babamlan iyi geçinmek için.
             Baba, ben iki tane daire  aldım, üç tane daire aldım. Bak nasıl  kolları da şişer.
             Haa Gürsel Arslanoğlu,  ben açıkça konuşuyorum,
             ne zaman ki orada  daireler alıyordu, işi iyiydi..
             Babam koltuğu kabarık  derdi, benimde oğlum Almanya'da iş yapıyor.
             Ha işte ben onun...
 Gürsel      Tansel, ben dayımın  söylediklerinin, ne konuşurken yanındaydım,
             nede neler konuşması  gerektiğini, dayıma söyledim.
             O dayımınla babam  arasında ki olan bir konuşma.
             Onun için sen  "söylemişsiniz" diyorsunuz.
             Benim böyle bir  konuşmadan haberim dahi yoktu.
 Tansel      Dayım  söylemiş..
 Gürsel      Tamam., "dayım söylemiş o zaman"
             Benim böyle bir  konuşmadan......
 Tansel      O kendi adına söylemiş. Böyle biliyorum.
 Gürsel      Başkalarının benim adıma söyledikleri konudan, ben sorumlu değilim  Tansel.
             Başkaları  benim adıma...
 Tansel      Babam o gün, yani ben olayı eve  gittiğimde de işte böyle böyle....
             Babam hatta kızıyor,  bağırıyor.
             Ben hiç ilgilenmedim.  Diyorum ki konuya şey olmadım.
             Çünkü olduğum zaman  yarın senin kulağına birşey gelecek.
             Sen diyeceksin ki, yaa  bak.. Yani yalan yanlış birşey olacak.
 Gürsel      Tansel  benim kulağıma gelen;
             Annemin telefon açıp,  yengeme, benim gelmemi istememesiydi.
             Ve, yani bir şu konuyu  söyleyeyim:
             Bana hiç kimse Kars'ı  yasaklayamaz.
             Bak evinizi  yasaklayabilirsiniz, ama Kars'ı yasaklayamazsınız...
 Tansel      Evet
 Gürsel      Ben  burada seninle, şu anda bir kardeş kardeşe konuşmuyorum,
             insan insana  konuşuyorum.
             Değil mi?.. Bana kim  Kars'ı yasaklayabilir?..
 Tansel      Öyle bir konuşma geçmemiştir..(Yalancının..
             Şimdi konuşma şöyle  geçmiştir, Gürsel ağabey.
 Gürsel      Efendim
 Tansel      Sen annemle görüştüğün zamanda aynısını söyleyecektir.
             Kars'ta bir işi varsa  gelsin. 
             Yani, Kars'a annesini  görmeye geliyorsa, bu da bir iştir,
             yani sonuçta bir sebeptir.
             Bir sebebi varsa gelsin,  yani bizimle ilgili bir sebebi.
             Yoksa Kars'ı gezmeye  geliyormuş, gelsin buyursun, Kars bunundur.
             Ha sonuçta, ben Kars'a  gideceğim, işte bilmem ne. 
             Orada bir konuşmalar  geçmiş, değişik...
             Birde  kadın milletini bilirsin yani, kulaktan kulağa.
             O fazla olayları değişik  ele alma vardır.. 
             Yoksa bu gün anneminde,  yani kesinlikle ben ona yasak ettim,
             Kars'a gelemez, ben  böyle yaptım ona.
             Böyle bir, yani kesin  konuşuyorum ben, sana karşı kötü, art niyetli olduğunu, 
             veya öyle konuşacak  birşeyler olduğunu da zannetmiyorum.
             Ve konuşacağımda bundan  sonra zannetmiyorum yani.
 Gürsel      Ben kendisinede telefon açıp,  kendisiylede konuşacağım.
 Tansel      Yani, yine söylüyorum, yine bu zamana kadar bizi ....
             Ben yine on lafı burda  bağlamak istiyorum.
             Bizi sana karşı, yani  başkaları, diyelim Hacı Metin'di, şuydu,buydu.
             İsim vermiyorum, neyse x  şahısı, b şahısı.
             Seni kendisine çekiyor,  ya ne varsa yani bunda. 
             Bizi kendisine  soğutuyor, ne varsa bunda. 
             Yani onu yapacağına,  başka şeylerde yapabilir, onu yapan şahıslar..
             Daha iyi niyetli  yaklaşılabilir.
 Gürsel      Evet
 Tansel      Yani dün burda anneme, iyi niyetli konuşuyorum.
             Mesela belki şimdi  açtığında diyecektir ki,
             oğlum kusura bakma, ben  o gün bilmeden konuştum.
             Ama bunu belki ben izah  ettim o gün. 
             Ha başkalarıda böyle yaklaşmış olsaydı şimdiye kadar, başka  şahıslar,
             bu bu konum da olmazdı.
 Gürsel      Ama Tansel bende seni yadırgamıyorum  ki,
             bende sekiz haftadır Istanbul'daydım,  sende bana bir telefon açabilirdin.
 Tansel      Hayır ben açtım.Yani ben  iki üç defa cep telefonuna açtım ulaşamadım.
             (Az önce Türkiye’ye geldiğimden dahi haberinin olmadığını söylemişti)
             O deprem zamanında,  ondan sonra.
 Gürsel      Ya her neyse...
             Daha sonra eve açardın..
 Tansel      eve açardın, dükkana açardın.
 Tansel      Bak bende aynı şeye  getiriyorum
 Gürsel      Evet
 Tansel      Ben  dükkanda on dakika Cansel'le sohbet  ediyorum.
             Gürsel abi orada mı?  Gürsel abi yukarıda. Gürsel abi yukarda çalışıyor.
             Ha şunu da diyebilir:
             Gürsel abi burada  vereyim mi? Konuşacak mısın? Yukarıda..
             Yani bilmiyorum. Yani  konuşmalar, şeyler çok değişti.!!
             Sanki adamlar bizim  konuşmamızı istemiyor.
             Ben Göksel'lede konuştum .
             Yani Göksel'le  konuştuğum zaman da aynısını.
             Gürsel abi orada mı?  Gürsel abi evde, veya şurda...
             Belki evdesin, belki  oradasın bilemiyorum tabii.
 Gürsel      Eee canım
 Tansel      Ben dört defa Cansel'le konuştum, dördünde de sana ulaşamadım.
             Yani, ya iki defa  evdeydin, evde yatıyordun.
             Bir defasında üstdeydin,  bir defasında yoktun.
             Artık bilemiyorum. Yani  sonuçta bizde burdan diyoruz ki;
             Adamlar mı Gürsel abi mi  ordan yok diyor. Yok deyin,yok deyin yok.... 
             Aynısını  bizde yapıyoruz.
             Sekretere diyoruz ki,  yok de yok.
             Bizde o imaj oluşuyor  bizde.
             Diyoruz ki yani o adam  bizi istemiyor mu?
             Yok de yok. Yani  bilemiyorum sonuçta abi.
 Gürsel      Okey
 Tansel      Okey abi
 Gürsel      Ben... Babam nerede?
 Tansel      Babam eve gitti.
 Gürsel      Haa eve gitti, ama evde kimse yok..
 Tansel      Eve gitti. Evde olmaları lazım.
 Gürsel      Tamam. Ben biraz sonra eve telefon açarım.
 Tansel      Tamam
 Gürsel      Onlarlada görüşürüm..
 Tansel      Tamam
 Gürsel      Oldu canım..
 Tansel      Oldu
 Gürsel      Hadi... Her şey gönlünüzce olsun. Hoşcakal..