Gürsel Ben Gürsel, merhaba
Tansel Merhaba efendim
Gürsel Merhaba efendim
Tansel Nasılsınız?
Gürsel Ehh iyi sayılırım. Almanya'dayım
Tansel Öyle mi?
Gürsel Evet
Tansel Habersiz gittiniz yani.
Gerçi geldiğinizde haberimiz olmadı ama!
Gürsel Tansel, gelişmeleri bilmediğini tahmin etmiyorum.
Ben Kars'a gelecektim, annem gelmemi istemedi.Yoksa bilmiyormusun?
Tansel Yani o safhada bilmiyorum. Yani o pozisyonda bilmiyorum!
Gürsel Evet
Tansel Yani o konular...
Şimdi zaten geçen gün bir olay oldu. Bir gazeteci ile babam tartışmış.
Gürsel Evet
Tansel İşte gazete getiren çocukla.
Gürsel Evet
Tansel Dedim kardeşim; Yani o benim babam ama, onu ilgilendiren bir meseledir.
O sana söyleyebilir kızabilir ama, o onun meselesidir.
Yani benim babam olduğu için, bana öyle bir şey deme dedim.
Yani benim babamdır sonuçta ama.. Şimdi de benim annem olduğu için,
öyle bir suçlamaya biz mahruz kalmamamız lazım.
Gürsel Ben ..
Tansel Veya annem, veya babam
Gürsel Ben seni suçlamadım. Yanlızca
Tansel Evet sonuçta aynı evde kalmamız ihtibari ile
Gürsel Dedim, herhalde biliyorsundur. Veyahutta bilmemene şaşırıyorum.
Çünkü annem telefon açmıştı,
Yengemle görüşmüştü ve benim gelmemi istemediğinizi, benim..
Tansel İşte ben istemediğinizi o...
Gürsel Evet öyle söylemişti.
Tansel O şahsa ait olan bir laf.
Gürsel Şimdi ben, tabii ilk duyduğum an çok şaşırdım.
Ve bu şaşkınlık üzerine telefon açıp, herhangi bir görüşme yapmak istemedim.
Sakin sakin düşüneyim dedim.
Bunun için Almanya'ya gelmem gerekiyordu. Burayada geldim.
Yani düşündükten sonra artık hepinize teker teker açıp, sormak istiyorum.
Ne oldu? , Sebep nedir? , Konu nedir?
Yoksa kulaktan duyulmuş gibi birşey olur.
Ve ben bu olayı hiç kimseden de saklamıyorum.
Yani bana soran şahısların hiç birisinden saklamıyorum ki, neden Kars'a gitmedin?
Yani bu hiç aile ile ilgisi olmayan bir kişide olabilir.
Ona dahi diyebiliyorum ki, benim gelmemi istemediler.
Ve böyle bir kararında yalnızca annem tarafindan verilebileceğini..!
Biraz çünkü çok büyük bir karar bu.
Yani bu kadının tek başına böyle bir kararı vermesi,
ve evde hiç kimsenin haberdar olmadan.
Senin haberin olmadan, babamın haberi olmadan,
başkalarının haberi olmadan. Yani saklı saklısına böyle bir kararı vermesi.
Bu çok büyük bir sorumluluk olur.
Tansel Yani... Çok büyük bir sorumluluk. Doğrudur.
Gürsel Evet
Tansel Valla ben birşey diyemiyorum abi.
Yani sonuçta onlar bizim adımıza şimdiye kadar,
"sen güzel birşey söyledin" ismimizi koymaktan tut,
hangi okula gideceğimize kadar, şimdiye kadar, hep onlar karar vermiş,
hep onlar söylemiş.
Gürsel Evet
Tansel Halen daha da o devam ediyor.
Gürsel Evet.. Ben eve telefon açtım.
Yani ilk önce annemle görüşecektim, annem evde yoktu.
Böyle bir karar ondan çıktığı için, önce onunla görüşmek istedim ama, evde yoktu.
Tekrar denedim, tekrar evde yoktu.
Ama dedim sıcak sıcağına, o zaman sana telefon açayım.
Çünkü senin söylediklerini kabulleniyorum.
Ama böyle birşeyden, yani haberin olmamasına da üzülüyorum.
Yani bir evde yaşızorsunuz.
Tansel Haberim var benim.
Gürsel Evet
Tansel Birşey demiyorum.
Benim haberim var, ben olayı şu yöne getiriyorum.
Yani haberim var, ama nasıl var yani?
Bir adam kalkmış, evden çıkmış, kaçmış gitmiş, ondan sonra haber alıyorsun...
Yani birisi birşey söylemiş,
Gürsel Evet
Tansel Söylediğini tabii duyuyorsun.
Gürsel Yani annemin böyle bir şey söylediğini biliyorsun?
Tansel Biliyorum tabii yani.
Gürsel Peki,
Tansel Bilmemem mümkün mü?
Bilmiyorum desem o zaman yalan söylerim.
Gürsel Peki sebep ne?
Tansel Yaaa bilemiyorum yani sebebi ne?
Ben eve gittim akşamleyin,
Gürsel Evet
Tansel Ya işte böyle böyle, Nefise abla...,
Kimden duymuşsa senin geleceğini
Gürsel Evet
Tansel Telefon açtım, işte böyle böyle dedim.
Yani Nefise ablaya mı demiş, onuda tam bilemiyorum.
Nefise ablaya demiş galiba.
Yani ben çünkü hergün on, onbirde eve gittiğim için,
artık meselelerle şey yapmak istemiyorum.
Kendimi yormak istemiyorum.
Kim kime ne demiş, ne olmuş, onlar beni ilgilendirmiyor.
Çünkü onlara kafa yorduğum zaman,
zaten onda eve gitmişim, onbirde eve gitmişim.
Bir yarım saat kafa dinlemem lazım ki, sabahleyin işe geleyim.
Fazla ilgilenmiyorum daha doğrusu. Yani konuyuda açmıyorum.
Niye, ne oldu, ne oluyor.
Gürsel Evet
Tansel Kim böyle dedi, niye diyorsunuz...Daha geçen gün kendim bir karar ver.....
Yani ben birşey, evde birşey söylüyorum. Diyorum ki, ben böyle birşey yapacam.
Evde kıyamet koptu. Babam yine hastalık ayakları tuttu.
Yani ben 30 yaşına gelmiş bir şahısım.
Ben bunu yapmak istiyorum demem suç mu size.
Yani bunu demem suç mu? Sizden izin almaya da gerek yok.
Ve ticaretle ilgili birşey yapacağım bunu.
Haa şunu beklerdim ben, şunu desinler. Oğlum tabii, sen en iyisini bilirsin.
Bu güne kadar yaptıklarında hep iyi çıktı. Yani bir tanesi şaşmadı.
Yani bu bir tane Tansel Arslanoğlu bir yaptığı olayda, şahsında şöyle yap.
Haa buda sen iyi biliyorsun, ama yine de iyi düşün. Hepsi üstüme yürüdü.
Yani evdekilerin hepsi üstüme yürüdü, ben evden kaçacaktım.
Yani evdekilere danışmaya gelmiyor, evdekilere bir sorunun açmaya gelmiyor.
Kapalı kutu olacaksın. Eve gidip oturacaksın, dükkana geleceksin.
Yani öyle bir ortamın içindeyim.
Gürsel Peki yani sen bunlara, neden böyle bir karar verdiklerinide sormadın
Tansel Yani şimdi niye öyle söylediniz, niye öyle demek istediniz,ben söyledim.
Ben anneme şunu söyledim, anne dedim, bak dedim.
Onu isteyende sizdiniz zamanında, şimdi istemeyende sizsiniz.
Hatta ben, babamda evdeydi akşamleyin.
Bu konu, mesele gündeme geldi, ben ikisinede fırçayı bastım.
Dedim çok yalnış yapıyorsunuz.
Çok yalnış yapıyorsunuz, niye yalnış yapıyorsunuz.
Zamanında Gürsel abi ilgilenmek istemiyordu.
Yani diyordu ki bana telefon açmayın, siz üstüne üstüne gidiyordunuz.
Şimdi adam diyor ki, bana telefon açın, siz açmıyorsunuz.
Dedim siz nasıl annesiniz, nasıl babasınız.
Yani bu bana söyleyin bana dedim.
Babamda dondu kaldı orda, annemde dondu kaldı.
Dedim bunu söyleyin:
Yani zamanında adam olabilir, yani diyordu ki benimle ilgilenmeyin.
Siz habire, işte Almanya'dan gelene, şuna buna telefon yolluyordunuz.
Ona buna diyordunuz ki, işte benim oğlum varda, telefon açmıyor, böyle ediyor.
Şimdi bu adam size yanaşmaya çalışıyor, yani birşey bekliyor...
Gürsel Ya ben zamanında, yani şurada ben konuyu kesmek istiyorum.
Ben zamanında ilgilenmiyor değildim. Zamanında, aramızda bir sorun vardı.
Yani benim hakkımda babamın savunduğu ve iddia ettiği bir konu vardı.
Bende bunun yalan olduğunu söyledim ve ben bunun,
yani bu haberi kimden duyduklarını söyleyeceklerine kadar
bunlarla bir ilişki içine girmeyeceğimi söylemiştim. Konu buydu yani.
Tansel Evet yani, ben o gün bunun savunmasını yapmadım değil.
Ben akşamleyin, bunlar yani.
çünkü bu iki, iki akşam üst üste ben sessiz kaldım.
En sonunda, bunlarla böyle bir konuşma yaptım, yapmadım değil.
Yani en sonunda anneme de dedim.
Sen dedim;
Aynısı benim başıma gelse, banada aynı şeyi yapacağını biliyorum.
Babama döndüm, ona dedim, sende bana aynısını.
Bir ben iyi olduğum zaman iyisiniz. Ben iyi iyiyim, siz iyisiniz.
Ben azıcık kötü olduğum zaman anlıyorum ki,
Siz benim yanımda olmayacaksınız. Onu ben biliyorum.
Gürsel Peki benim kötü olan tarafım neresi?
Tansel Hani kötü olan tarafı demiyorum.
Yani insanın, yani her zaman yanında olmak lazım, yani ben...
Gürsel Tamamda, şu anda senin söylentilerinden şunu çıkartıyorum.
Tansel Ben kendim için konuşuyorum. Ben kendim için yani.
Benim işim iyi gidiyor, babam neşeli, gülüyor.
Azıcık diyelim o gün sıkıntı var, babam hasta olmuş.
Yani ben kendim için konuşuyorum, senin için üstüne alınma yani.
Ben o konuyu kendim için...
Gürsel Tamamda şu anda mevzuat olan benim Tansel. Sen değilsin.
Tansel Hayır yani ben onu, lafı oraya getirmeye çalışıyorum.
Yani, kötü iyilik meselesi demiyorum yani.
Gürsel Peki ne demek istiyorsun?..
Tansel Niçin uzaklaştınız diyorum. Yani o zaman yanındaydınız, şimdi niye uzaklaştınız?
Gürsel Peki sebep olarak ne söylüyorlar?
Tansel Yani ikiside sustu yani.. Babam çıktı yatmaya gitti, annem hiç susuyor.
Gürsel Bir sebebi vardır herhalde?
Tansel Yaa bilemiyorum artık. Yani ben o gün söyleyeceğimi söyledim.
Ben dedim yani, siz yanlış yapıyorsunuz. Yanlış yapıyorsunuz.
Yani bu konuşmalarla da yalnış yapıyorsunuz.
Her şey ile yanlış yapıyorsunuz. Ha ben ağabeyimdir.
Yine ben, dükkammıda açarım, mağazamıda açarım, evimide açarım.
Ama siz ters dönüyorsunuz. Artık onu bilemiyorum.
Niye böyle soğudunuz, niye şey yaptınız, onu da onların meselesi artık.
Derine inemedim yani.
Gürsel Tansel düşünmeni istiyorum.
Bak şu söylediklerim çok ciddi bir konu. Çok çok ciddi bir konu.
Düşünmeni istiyorum. Eğer bunlar bana savaşmayı teklif ediyorlarsa..
Bak ben barışa hazırım.
Tansel Ya onların küstüğü, annemin küstüğü bir noktada şu yani..
Diyor ki, Nefise buradayken diyor, telefon açıyordu, onunla konuşuyordu,
niye benimle konuşmadı. (Hemde kaç kere konuştum..)
Yani niye beni bir anne olarak telefona sesleyipte, konuşmuyordu da o zaman.
Yani birazda kıskançlık var gibi.
Yani onlarla ilgilenme gibisini fazlalaştırma mı diyeyim, yani yoğunluk olarak..
Gürsel Tansel benim orada işlerim vardı. O işlerle ilgilendim.
Tansel Hayır ben anlatamıyorum. Yani şimdi benim izlenimim o.
Yani bir iki bir kıskançlık olur, o da çocukça buluyorum ben o olayı.
Çünkü bilemiyorum. Yani beni Gürsel ağabey severse sever, sevmezse sevmez.
Ben kimseyi kıskanacak halimde yok. O benden kaynaklanan birşeydir.
Gürsel Evet
Tansel Ben kendimi sevdirememişimdir, o başka meseledir.
Yani burda kıskanmanın, burda küsmenin anlamı yok.
Gürsel Tansel konunun özetine gelelim. Ben çok barışçı yaklaştım size, hepinize
Ne sisteminizi bozmak, ne mülkiyetinizi alt üst etmek,
ne orada herhangi birşeye sahiplenme niyetim ve isteğim vardı.
Davranışları doğru bulmuyorum.
Bunu, bak bunu çok samimi olarak söylüyorum.
Ve şu anda bana yapılan davranış şeklinden dolayı,
ben annemle de konuşacağım, babamla da konuşacağım.
Bu davranışı ben doğru bulmuyorum.
Tansel Şimdi Gürsel ağabey bak, şimdi sen çok güzel birşey diyorsunda..
Ben zamanında çok sıkıştım, yani çok kötü durumdaydım.
Gürsel Evet
Tansel Yeni işe başladım. Babama ben bir teklif yaptım, beni oğulluktan reddediyordu.
Ben dedim ki, baba hiç olmazsa şurada bir daireyi sat.
Yani, kiracı şu anda 60 milyona oturuyor.
Gürsel Evet
Tansel Beni evlatlıktan reddediyordu, kovuyordu.
Ben babamla savaşmadım. Ben yani kalkıp, babamlada küsmedim.
Dedim vermiyorsan o senin, o meselendir.
Gürsel Tansel ne kadar sıkıştın, onu bilmek istiyorum.
Tansel Ya ben....
Gürsel Bir saniye. Ne kadar sıkıştın Tansel?
Tansel Ben yeni işe başlamışım...
Gürsel Tamam ne kadar sıkıştın Tansel?
Tansel Ya 10 milyara sıkıştım. Ya... Gürsel abi..... ben anlatamıyorum.
Gürsel Sorularıma cevap ver..
Tansel Ben anlatamıyorum, ben sana. Ben meseleyi şuraya getiriyorum.
Gürsel Evet
Tansel Ben o zaman, ben şunu söyledim.
Dedim ki, baba şu daireyi sat, ben sana onun..
Yani şimdi alayım, aldımda, yani sonuçta alayım. Bana vermedi.
Yani bu adamdan ben, bu saatten sonra birşey iste,
istemeyi bırak, isteyememde. Yani ben öyle söylüyorum.
Gürsel Evet
Tansel Yani mesele o. Yani ben bileyim ki, ben aç kalacağım, ben aç kalacağım,
Gürsel Evet
Tansel Bunu, o zaman aç değildim, aç kalacağımıda bileyim.
Yani Tansel Arslanoğlu kanser hastası olsun, onun da, ondan da eminim.
Ben onu gördüğüm için, onu gördüğüm için, dedim ki;
Ben umudum yok. Ne önümde ne arkamda.
Benim çalışıp kendime birşeyler yapmam lazım.
Çünkü, o ümidi babam bana verseydi, zaten ben birşeyler yapamazdım,
Derdim ki ooooo bir sürü mal var.(Umarım gün gelir inkar etmezsin..)
Babam elinin arkasını gösterdi deseydim.
Oğlum dedi; Hasta da olsan, veremli de olsan, bunların bir tanesi satılmaz.
Bu böyle, ben anladım bunu, yani ben şimdi aç kalmam meselesi değil.
Gürsel Ama konu ile olan bağlantısını anlamıyorum.
Tansel Ya, konu ile olan bağlantısı şu, yani babam;
Tevhiddin dayım işte. Telefon açmış, işte böyle böyle.. O alttaki dükkanı felan.
Şey yapalım, açalım, işletelim felan gibisinden mi, bir konuşma yapmış.
Onuda ben iyi bilmiyorum, o meseleyi.
Yani bu adamdan, damarına basmışsınız derim.
Ciğerine basmışsınız, öyle birşey demekle...
Yani haddim olmayarak söylüyorum, orda adam gazdan çıkar.
Yani ondan hiç bir şey istemeyinde.
Ama ona şunu demek lazım, babamlan iyi geçinmek için.
Baba, ben iki tane daire aldım, üç tane daire aldım. Bak nasıl kolları da şişer.
Haa Gürsel Arslanoğlu, ben açıkça konuşuyorum,
ne zaman ki orada daireler alıyordu, işi iyiydi..
Babam koltuğu kabarık derdi, benimde oğlum Almanya'da iş yapıyor.
Ha işte ben onun...
Gürsel Tansel, ben dayımın söylediklerinin, ne konuşurken yanındaydım,
nede neler konuşması gerektiğini, dayıma söyledim.
O dayımınla babam arasında ki olan bir konuşma.
Onun için sen "söylemişsiniz" diyorsunuz.
Benim böyle bir konuşmadan haberim dahi yoktu.
Tansel Dayım söylemiş..
Gürsel Tamam., "dayım söylemiş o zaman"
Benim böyle bir konuşmadan......
Tansel O kendi adına söylemiş. Böyle biliyorum.
Gürsel Başkalarının benim adıma söyledikleri konudan, ben sorumlu değilim Tansel.
Başkaları benim adıma...
Tansel Babam o gün, yani ben olayı eve gittiğimde de işte böyle böyle....
Babam hatta kızıyor, bağırıyor.
Ben hiç ilgilenmedim. Diyorum ki konuya şey olmadım.
Çünkü olduğum zaman yarın senin kulağına birşey gelecek.
Sen diyeceksin ki, yaa bak.. Yani yalan yanlış birşey olacak.
Gürsel Tansel benim kulağıma gelen;
Annemin telefon açıp, yengeme, benim gelmemi istememesiydi.
Ve, yani bir şu konuyu söyleyeyim:
Bana hiç kimse Kars'ı yasaklayamaz.
Bak evinizi yasaklayabilirsiniz, ama Kars'ı yasaklayamazsınız...
Tansel Evet
Gürsel Ben burada seninle, şu anda bir kardeş kardeşe konuşmuyorum,
insan insana konuşuyorum.
Değil mi?.. Bana kim Kars'ı yasaklayabilir?..
Tansel Öyle bir konuşma geçmemiştir..(Yalancının..
Şimdi konuşma şöyle geçmiştir, Gürsel ağabey.
Gürsel Efendim
Tansel Sen annemle görüştüğün zamanda aynısını söyleyecektir.
Kars'ta bir işi varsa gelsin.
Yani, Kars'a annesini görmeye geliyorsa, bu da bir iştir,
yani sonuçta bir sebeptir.
Bir sebebi varsa gelsin, yani bizimle ilgili bir sebebi.
Yoksa Kars'ı gezmeye geliyormuş, gelsin buyursun, Kars bunundur.
Ha sonuçta, ben Kars'a gideceğim, işte bilmem ne.
Orada bir konuşmalar geçmiş, değişik...
Birde kadın milletini bilirsin yani, kulaktan kulağa.
O fazla olayları değişik ele alma vardır..
Yoksa bu gün anneminde, yani kesinlikle ben ona yasak ettim,
Kars'a gelemez, ben böyle yaptım ona.
Böyle bir, yani kesin konuşuyorum ben, sana karşı kötü, art niyetli olduğunu,
veya öyle konuşacak birşeyler olduğunu da zannetmiyorum.
Ve konuşacağımda bundan sonra zannetmiyorum yani.
Gürsel Ben kendisinede telefon açıp, kendisiylede konuşacağım.
Tansel Yani, yine söylüyorum, yine bu zamana kadar bizi ....
Ben yine on lafı burda bağlamak istiyorum.
Bizi sana karşı, yani başkaları, diyelim Hacı Metin'di, şuydu,buydu.
İsim vermiyorum, neyse x şahısı, b şahısı.
Seni kendisine çekiyor, ya ne varsa yani bunda.
Bizi kendisine soğutuyor, ne varsa bunda.
Yani onu yapacağına, başka şeylerde yapabilir, onu yapan şahıslar..
Daha iyi niyetli yaklaşılabilir.
Gürsel Evet
Tansel Yani dün burda anneme, iyi niyetli konuşuyorum.
Mesela belki şimdi açtığında diyecektir ki,
oğlum kusura bakma, ben o gün bilmeden konuştum.
Ama bunu belki ben izah ettim o gün.
Ha başkalarıda böyle yaklaşmış olsaydı şimdiye kadar, başka şahıslar,
bu bu konum da olmazdı.
Gürsel Ama Tansel bende seni yadırgamıyorum ki,
bende sekiz haftadır Istanbul'daydım, sende bana bir telefon açabilirdin.
Tansel Hayır ben açtım.Yani ben iki üç defa cep telefonuna açtım ulaşamadım.
(Az önce Türkiyeye geldiğimden dahi haberinin olmadığını söylemişti)
O deprem zamanında, ondan sonra.
Gürsel Ya her neyse...
Daha sonra eve açardın..
Tansel eve açardın, dükkana açardın.
Tansel Bak bende aynı şeye getiriyorum
Gürsel Evet
Tansel Ben dükkanda on dakika Cansel'le sohbet ediyorum.
Gürsel abi orada mı? Gürsel abi yukarıda. Gürsel abi yukarda çalışıyor.
Ha şunu da diyebilir:
Gürsel abi burada vereyim mi? Konuşacak mısın? Yukarıda..
Yani bilmiyorum. Yani konuşmalar, şeyler çok değişti.!!
Sanki adamlar bizim konuşmamızı istemiyor.
Ben Göksel'lede konuştum .
Yani Göksel'le konuştuğum zaman da aynısını.
Gürsel abi orada mı? Gürsel abi evde, veya şurda...
Belki evdesin, belki oradasın bilemiyorum tabii.
Gürsel Eee canım
Tansel Ben dört defa Cansel'le konuştum, dördünde de sana ulaşamadım.
Yani, ya iki defa evdeydin, evde yatıyordun.
Bir defasında üstdeydin, bir defasında yoktun.
Artık bilemiyorum. Yani sonuçta bizde burdan diyoruz ki;
Adamlar mı Gürsel abi mi ordan yok diyor. Yok deyin,yok deyin yok....
Aynısını bizde yapıyoruz.
Sekretere diyoruz ki, yok de yok.
Bizde o imaj oluşuyor bizde.
Diyoruz ki yani o adam bizi istemiyor mu?
Yok de yok. Yani bilemiyorum sonuçta abi.
Gürsel Okey
Tansel Okey abi
Gürsel Ben... Babam nerede?
Tansel Babam eve gitti.
Gürsel Haa eve gitti, ama evde kimse yok..
Tansel Eve gitti. Evde olmaları lazım.
Gürsel Tamam. Ben biraz sonra eve telefon açarım.
Tansel Tamam
Gürsel Onlarlada görüşürüm..
Tansel Tamam
Gürsel Oldu canım..
Tansel Oldu
Gürsel Hadi... Her şey gönlünüzce olsun. Hoşcakal..