Tansel	Aloo
Gürsel	Tansel, ben Gürsel
Tansel	Aloooo
Gürsel	Ben Gürsel, merhaba
Tansel	Merhabaaa
Gürsel	Bana telefon açacaktın?
Tansel	Açmaya fırsat olmuyor ki, gece 12 de eve gidiyorum,
        11 de eve gidiyorum.
Gürsel	Hmm
        12 de açabilirdin Tansel. Evet dinliyorum, görüşmeni yaptın mı?
Tansel	Yani ne görüşmesi, ne yapacam ki?
        Yaptıkta yani sonuç birşey çıkmıyor ki. Herkes aynı tas..
        Yani sonuçta, ben o gün dayıma açtım telefon.
        Bilmem açıp söyledi mi sana?
Gürsel	Yoo ben görüşmedim ondan sonra
Tansel	Yoo açmadında, ben ondan sonra olaylar çok değişik boyutta yani
Gürsel  Nasıl ki?
Tansel  Yani telefon açar açmaz dayım bana, şiddetlenme, küfür etme, bağırma
        Yani ben o ortamda ne yapabilirim ki yani?
Gürsel	Tamamda, ben senin dayınla nasıl görüşme yaptığını sormuyorum.
        Ben size söylemiştim ki, evde görüşün, fikriniz bir olsun.
        Ve öyle bir görüşme yapacağını söylemiştin.
        Ama yapmakta mecburiyetinde değilsin, yani yapmamanda,
        şu anda ki cevaplarında bir cevap. Yani bana diyecek birşeyin yok.
Tansel	Hayır diyecek birşeyim yok. Yaptığımı söyle, yapmadım şey değil.
        Evdekiler diyor ki yani sonuçta Kars'a gelmesin, yani gelsin.
        Ama sonuçta onun bir şeyi, isteğini biz bilemiyoruz ki. Yani istek ne?
        Yani böyle bir şiddetlenme var, bir guruplaşma var. Yani ne bileyim.
        Yani Nefise abla bir taraftan, Göksel’i bir taraftan, Gürsoy'u bir taraftan,
        dayım'ı bir taraftan, yani bu ortada birşey var.
Gürsel	Ne var?
Tansel  Yani bir guruplaşma var, örgütleşme var.
        Yani bunun şeyi nedir, sebebi nedir?
        Yani bir hafta önce böyle birşey yoktu
Gürsel	Evet
Tansel  Benim anlamadığım, bir hafta önce her şey normal gidiyordu
        Yani hiç kimse, kimseye demiyordu ki, senin kaşının üstünde şey var.
        Gözünün üstünde taş var.
Gürsel	Belki onların davranışları, sizin kararlarınıza verdikleri tepkilerdir.
Tansel  Şimdi vermiş olduğumuz tepki de, sonuçta yani bu kadarcık
        depremden, bu kadar şey olmak niye yani, ben onu anlamıyorum.
Gürsel	Şu andaki bu konuşmayı uzatmanın bir manası yok.
        Ben senden daha açıklayıcı cevaplar bekliyordum.
        Sen bana bunun yerine, siz kendiniz başkalarına telefon açmışsınız,
        onlarla görüşmüşsünüz. Onların tepkilerini getirip üzerine ekliyorsun.
Tansel	Hayır sonuçta şu var; Dayım yapıcı, dayım bir yapıcı değil.
        Nefise abla yapıcı değil, hiç kimse yapıcı değil.
        Herkes dürüstçe, yani herkes bu ortamı, zemini hazırlayan, herkes bu...
        Birşeyler hazırlanıyor. Yani sonuçta bir yere getirmek isteniyor bu şey.
        Ama nedir yani, bunu çözemiyoruz.
Gürsel	Ama babamın ve annemin beni evlerine istememeleri konusunda,
        söyleyecek bir şeyin yok.
Tansel	Hayır yani istememe değil ki, diyor ki gelsin yani, biz geldi de kapımızı
        açmadık mı? Biz diyor ne zaman açmadık yani biz....
        Ama yani onlarda çocuk değil, onlarda şunun farkında ki,
        yani birşeyler dönüyor ortada, yani bir bu laflardan dönen,
        bu söylelen sözlerin altında birşeyler var.
        Yoksa kim kapısını açmıyor, kim Kars'a gelme diyor?
        Sonuçta yani öyle bir yasaklama, öyle birşey yok ki
Gürsel	Şimdi söylediklerini inkar mı ediyorlar?
Tansel  Hayır inkar etme olayı yok ki yani.
        Sonuçta diyorlar ki bunun altında yatan bir sebep var.
        Biz kapımızı açmak değil, bu konuşmaların altında ne yatıyor?
        Yani onu bir öğrenelim yani bu...
        Annem Nefise ablaya açıyor, o tamamen küsmüş, bilmem, bilmem ne.,
        Ya ne oluyoruz yani? Bilmiyorum ki
        Ben dayıma açtım ki, ya ne yapabiliriz, yani sonuçta...
        Tamam annem aç diyor, annem açtı, hatta anneme açtırdım ki,
        anne sen aç, konuş, dayım sana birşeyler söylesin, en azından ki, 
        bu bunu yapmalısın.Yani bunu bunu niye yapmıyorsun gibisinden.
        Ve açar açmaz anneme küfür ediyor, bağırıyor, çağırıyor.
        Yani böyle yapıcı olunur mu? Yani...
Gürsel	Tansel sen bunları bana niye anlatıyorsun?
Tansel  Ortada bir plan var, ortada bir şeyler var. Yoksa ortada...
        Hiç kimse çocuk değil yani. En küçüğümüz diyelim Ayla'dır.
        O bile diyor ki yani, bir şey var diyor, bir şey dönüyor diyor.
Gürsel	Evet
Tansel  Yani bu bunu fark edebiliyorsa, herkes farkediyor,
        herkes bunun farkında. Yani hiç kimse bunu inkar edemiyor
        Sonuçta yani, sen telefon açmışsında " ben Kars'a geliyorum"
        demene gerek yok, çünkü kendi evin, gelirsin.
        Yani sonuçta bunun hiç birşeyi yok ki.
        Ama sonuçta bazı şeyler dönüyor yani.
        Bunun herkes farkında, bir kişi değil ki.
Gürsel	Evet
Tansel  Bir bunu öğrenelim. Bir açık açık masaya yatması gereken şey var.
        Ben bunu bunu istiyorum, şunu şunu istiyorum. Veriyormusunuz de.
        "Yoksa evinize beni istemiyorsunuz" yani öyle birşey yok ki.
Gürsel	Ne demek "ben şunu istiyorum" Tansel?
        Aramızda senin benim diye bir konumu var Tansel?
        Benim olan herşey senindir de, senin olan da herşey benimdir Tansel.2
Tansel	Ya sonuçta yani,
        "benim olan herşey senindir, senin olan herşey benimdir"
Gürsel	Öyle değilmiydi?
Tansel  Nasıl yani? Ne zamana kadar?
Gürsel  Doğduğumdan beri öyle bu
Tansel  Nasıl yani? Ama bir zaman müddeti var yani
Gürsel  Ne zaman müddeti var?
Tansel  Yani şimdi benim olan herşey senin,
        senin olan şey benim nasıl oluyor ki? O olmadı ki.
Gürsel	Nasıl olmasın?
Tansel	Nasıl olmasın
Gürsel	Eğer benim, seninle konuşuyorsanız....
        Eğer yani bakın; Benim senin meselesini, siz başlatıyorsunuz Tansel.
Tansel	Yapılan mesele şudur. Ben iyi ki dayıma telefon açmışım.
        Ben onunda nasıl bir insan olduğunu öğrendim. 
        Yani ben, gerçi ben ona en gereken konuşmayı yaptım,
        sakin bir şekilde izah ettim, o da sakinleşti ama, iş işten geçti.
        O benim kalbimi kırdı daha.
        Ama o hep diyor ki, "siz vereceksiniz", "hep vereceksiniz",
        "vermek zorundasınız", "vermediniz, siz adi insanlarsınız". 
        Ne demek yani?
        Adi insanızda yani, bir insana bir verdiğin zaman iyisin,
        vermediğin zaman kötüsün. Bu olabilecek şey mi?
        Ben bunu söylüyorum;
        Ben Tansel Arslanoğlu'ysam söylediğim lafın arkasındayım.
        Ve söylemem de, kimseyi de kırmamda.
        Ben o gün dayım bana o kadar lafı saydı, ben yine
        "dayıcığım nasılsın" diyorum, "dayıcığım bak böyle yapalım" diyorum.
        Ama o bana;
        ağzıma, gözüme, anneme, babama ağzına geleni sayıyor.
        Ben ama yine onun kalbini kırmadım, ben kırmamda.
        Ama hiç kimsede söylediği lafın arkasında cicimlik oynamasın,
        cicilik oynamasın.
        Kimseye karşılık yalakalık yapmasınlar
        Cansel Arslanoğlu'da sana düşündüklerini ben biliyorum.
        Göksel Arslanoğlu'nunda sana düşündüklerini ben biliyorum.
Gürsel	Ne düşünüyorlarmış?
Tansel	Ne biliyor? Gittiğine şu anda seviniyorlar mı, üzülüyorlar mı?
Gürsel  Bilmiyorum. Sana sor... Sen biliyorsan söyle
Tansel  Ben, ben yüzde elli sevindiklerine inanıyorum.
        Ha sonuçta yani bunlar, bunlarda kalksın desin ki;
        "Ya böyle bir, birşey demiyoruz"
        Şimdi yani ben, ben şuna eminim ki,
        ben Göksel’in evine gittiğim zaman, istenmiyorum. 
        Hanımı tarafından istenmiyorum.
        Şimdi ben onun evine gidiyormuyum, gitmiyorum.
        Açıpta telefonda demiyorum ki, niye istemiyorsunuz?
        Niye beni sevmiyorsunuz? Bunuda demiyorum.
        Ama gitmiyorum sonuçta. Ya bunlarda böyle insanlar.
        Şimdi bu gibi insanlar senin gözünde iyi, anne baba kötü.
        Anne baba ile ben konuşuyorum, annem, annemle babam diyor ki;
        Yahu diyor, ‘biz böyle birşey demedik’2
        Daha bu gün diyorlar ki, telefon açalım,diyelim ki:
        yahu biz böyle birşey demedik, desek diyor inanacak mı?
        Bu, bu anlamda demedik. Bunu bu düzeye çıkartan kim?
Gürsel	Kim?
Tansel  Yani... Nasıl?
Gürsel  Peki bu laflar nereden çıkıyor?
Tansel  Bende onu soruyorum. Ben bu laflar nerden çıkıyor?3
Gürsel	Ama sen bana demedin mi ki,
        " bende senin eve gelmen için birşey söyleyemem", 
        "orası da benim için bir otel", "orasıda benim evim değil", "ben ne diyeyim"
Tansel	Hayır laf o düzeyde değil. Sen dedin, sen şöyle söyledin;
        Ben gelip Kars'ta uzun müddet kalacağım.
Gürsel	Hayır, ben Kars'a gelirsem dedim
Tansel	Hayır, Kars'a gelmek ayrıdır.
Gürsel	Evet
        Bu gün Göksel'in evinde sen kaç gün kaldın,15 gün içinde? 
        Hanımı kaç gün seni misafir etti?
Gürsel	Ya orası benim baba evim Tansel
Tansel	Hayır, baba evi ama,
Gürsel	Evet
Tansel	Bu saatten sonra
Gürsel	Evet, hangi saatten sonra?
        Kaç saate kadar, hangi güne kadar, babam babamdır? 
        Ne zamandan sonra babam artık, babam değil?
Tansel	Ama ben şunu söylerim:
        Sen bana şu yaklaşım içinde bulunursun,
        "Tansel ben geleceğim, çokta uzun müddet kalacağım"
Gürsel	Tamam
Tansel	"üç beş ay içinde bana bir ev bul, daya döşe dersin",
        üç beş ay içinde yalnız. Kiracının çıkartılması mevzuu bahistir, 
        ondan sonra evin içinin dayanıp, döşenilmesi mevzuubahistir, 
        böyle bir ortam hazırlanır.
Tansel	Ama ben gelip, böyle böyle yapacağım, 
        şöyle şöyle yapacağım dediğin zaman, karşı taraftaki şaşırır, 
        yani allah allah, ne oluyoruz yani?
        Ben açıkça konuşuyorum, yani ben, kendi babam annem, 
        onun yani seni zannediyorum ki, gelip onlarda bir huzursuzluk içinde olacaksın.
        Bağrıltı, çağrıltı olacak
Gürsel	Yoo bağırmaya gerek yok ki
Tansel	Bağırmaya gerek yokta. Bağırmaya gerek yok ama,
        ben sonuçta bazı kişilerinde senin hakkında iyi düşünmediklerini, 
        ama yüzüne karşı dönüpte, 
        ondan sonra yaltaklılık yaptıklarını iyi biliyorum.
Gürsel	Ama söyle, kimler olduğunu söyle, bazılarını deme.
Tansel  Ama ben onu niye söyleyeyim? Niye seni..Yani sonuçta bu...
        Ben kalkıpta elamanlarıma, "siz beni seviyormusunuz",
        herkes derki "seviyoruz". Ben sevip sevmediğini zaten,
        kimin sevdiğini, kimin sevmediğini hareketlerinden biliyorum.
        Ama mecburum ben onları çalıştırmaya. Yani sevmiyor diye adam,
        ben onu hemen işten mi atayım, işten mi kovayım? Yoook
        Yani o adam Kürt'tür en azından, ben Posof’luyum. Seviyormu beni, yook. 
        Ama ben o adamı çalıştırıyorum.
        Azerisi var benim yanımda, türkmeni var
Tansel	Yani beni Kars, bütün Kars istemiyor sonuçta, 
        benim gelişmemi, büyümemi. Ben şimdi istemiyorlar diye,
        hemen Kars'ı terk edeyim. Bu olacak şey mi? 
        Ama bu yaklaşım içinde girmekte hiç bir iyi birşey değil yani
Gürsel	Tansel, Tansel lafı sen çok uzattın. Dinlenmişin
        Ben bir soru sormuştum sana
Tansel	Nefise Arslanoğlu'nun istemediğinin, istediğinin annem yüzde
        ne diyeyim ki, binde yüzde binini ister, onun istemediğinin de yüzde
        otuzunu istemez annem.
        Ama dönüp döneceksin, diyeceksin ki, Nefise Arslanoğlu, dur bakalım,
        sende böyle diyormuşsun. Bende arkasındayım o lafın, dediği zaman.
        Bende o lafın arkasındayım.
        Ama o gün annem telefon açtığında da, yaaaa.......... yııııııı....
        Ya kardeşim ne söylüyorsun sen ya, yani bir söylediğinin anlamı olur.
        Anneme karşı suçluluk duygusu vermenin anlamı yok ki.
        Annem o kadar kötü olsa, bana yapmadığını bırakmaz,
        bilmem her kese yapmadığını bırakmaz, sana yapmadığını bırakmaz.
        Ama sen.. Sen başka
        Sen iyi olsan, çocukların seni bir an yanından ayırmaz
        Ne Cansel, ne Göksel. Ha burda ayrım yapacaksın..
        Demek ki kim çocuğunu çok seviyor, o bellidir. Veya kim çok seviliyor.
        Ben bunların arkasındayım.
Tansel	Şimdi kalkıp Göksel’le Cansel'in ben şeyini yapmak istemiyorum avukatlığını ama,
        Nefise Arslanoğlu eğer çok sevilse,
        annesini yanından ayırmazdı, Göksel bey, Cansel bey.
        Kadının, o yaşadığı hanımın yüzüne bir tane tekme vurur derdi,
        benim bu anamdır anam, bakacaksın.
        Şimdi de benim annem hem çocuklarını sever, sende dahil,
        hemde bizde onu o kadar severiz.
        Ama o kadın o Tevhiddin Ayar'ın o laflarına layik insan değildi.
        Ben onuda söylüyorum o kadar
        Annem o akşam oturdu ağladı hüngür, hüngür.
        Ben dedi, ne Gürsel'e ne ona, ne yapmışım dedi. Ne yapmışım ne?
        Bir kıllarına birşey gelmesini istemem dedi sonuçta, ama o kalkmış bana;
        Kötü kadın, adi kadın, şerefsiz kadın..
        Ne yapmış yani? Tevhiddin Ayar'a annem ne yapmış?
        Veya elini açmışta dua mı etmiş ki birgün ki, o kahrolsun
        Bir güne bir gün ne Tevhiddin Ayar'a, ne Gürsel Arslanoğlu'na
        annemin duasından başka birşey olmamıştır.
        Şimdi de kalkıp, bu bunları işitecek kadınmıydı bu kadın.
Gürsel	Tansel daha..
Tansel  Annem bunu söylüyor bana, dün akşam ben konuşulanları söylüyorum.
        Diyor ben eğer seni Gürsel Arslanoğlu'ndan ayırıyorsam,
        bana dönüp diyor ayırırsam, sen diyor o zaman konuşursun.
        Ama diyor bu bir hafta içinde sanki Tansel Arslanoğlu bir tarafa,
        Gürsel bir tarafa. Yani bunu yapanlar onlar, söyleyenler onlar.
        Annemin ağzından böyle birşey çıkmamıştır.
        Yani sonuçta böyle birşey düşünme ama, bir anına gelmiş, bir laf söylemiş.
        Onuda söyletenler var, yani o lafı söyletenler var.
        Ben bu gün Taner'i iki dakika içinde işten çıkartmasını iyi bilirim.
        Taner'i kızdırttırırım, en sonunda Taner der ki ben işten çıkıyorum.
        Yani bunlar hep zemin hazırlamaktır.
        Zemin hazırlanır, o adam söyler, o adamda söylediğinin farkında olmaz,
        ama o zemini hazırlayan benim.2
        Yani bu bir, ben diyorumya yani bu, dönüyorum anneme bakıyorum,
        annem diyor ki, ben diyor yani, kalbim temiz diyor.
        Ben diyor söyletilmişim, bazı şeyler söyletilmişim,
        ama söyletilmişim, sonuçta bana o laf söyletilmiş, sonra o laf
        büyütülmüş bana karşı taraftan stem.
        Yani ben iki akşamdır, üç akşamdır,
        o akşam saat dört te yattım, beş te yattım.3
        Dönüyorum kadıncağıza bakıyorum, kadıncağızın bir gram kötü niyeti yok, 
        art niyeti yok, hiç kimse hakkında. Bu kadın yani nasıl kötü olabilir?
Gürsel  Tansel ben maalesef seninle şu anda saatlerce telefon görüşmesi yapamam. 
        Zamanım kısıtlı
Tansel  Evet
Gürsel	Yinede beni aydınlatıcı birşeyler duyamıyorum. Senin anlattıkların..
Tansel  Valla ben ne söylesem
Gürsel  Bende konuşabilirmiyim Tansel
Tansel  Evet
Gürsel	Anlattıklarının yalnızca dedikodu kalitesinde bir değeri var
Tansel  Tabii ben
Gürsel  Söylediklerinin şu anda, konuşma değeri bir dedikodu, başka birşey değil.
Tansel	Evet ben başkaları hakkında konuştuğum zaman, dedikodu oluyor.1 
Gürsel  Ben senin fikirlerini öğrenmek istemiştim.
        Evde ailece, hep birlikte verdiğiniz kararı öğrenmek istemiştim.
Tansel	Ben söyledim. Ben fikirleri söyledim ama anlamadın galiba
Gürsel  Okey
        Bu konuyu ben Kars'a haftaya gelirim. Haftaya orada ele alacağım.
Tansel	Vallaha kapımız açık, bacamız açık
Gürsel  Ben hiç kimsenin evine zorla girmek istemiyorum Tansel.
Tansel  Hayır ben yalnız şunu söyleyeyim, ben şunu söyleyeyim.
        Yani şuna saygı duyacağını biliyorum
        Yani en büyük saygıyıda orada göstereceğini zannediyorum.
        Çünkü ben kavga gürültü ortamında büyüdüm
        Yani babam, amcam olsun, Metin olsun, öyle bir kavga gürültü
        ortamında büyüdüğüm için, benim aynı şekilde,
        benim çocuğuma saygı duyacağını zannediyorum yani.
        Yani onun o ortamda büyümesini istemiyorum. Ha şöyle bir saygı duyarsın. 
        Dersin ki; Tansel sen, hanımın veya hanımınla çocuğun çıkın gidin.
        Birkaç günlüğüne ben gönderirim. Ondan sonra
        Çünki ben gördüm yaşadım, göreyim benim için farketmez.
Gürsel	Sen
Tansel	Babamda alışıktır, annemde
Gürsel  Orası.., Tansel o kararı sen kendin verebilirsin
Tansel  Hayır ben verebilirim değil
Gürsel  Evet
Tansel  Hayır sen zamanında diyordun, milleti rahatsız etmeyin, millete şöyle yapın.
Gürsel	O kararı senin vermen lazım. Ama ben konuşmaya başladığım an,
        ben hiç kimseyi orada, beni dinlemeye mecbur tutmam.
        Konuşmamı dinlemek istemeyen, zaten çeker gider.
        Zaten konuşmalar sizin evde olmayacaktır.
        Ben otelin birisinde kalacağım.
        Bilmiyorum artık, caddede meydanda bir yerde olur yani.
Tansel	Yaa şimdi
Gürsel  Oldumu canım
Tansel  Sonuçta istenilen şeyler belli değil.
Gürsel  Evet
Tansel	Yani o gün dayımda diyor ki, kucak açılsın diyor.
Gürsel  Evet
Tansel  Yani bu kucak, nasıl babam yani hemen, bu yapmacık olmaz mı?
        Yani babam kucak açıyor, bu yapmacık oluyor
        Yani bende o gün dayıma aynısını söyledim
        Zaman içerisinde, zaman içerisinde bu bir ay olur, iki ay olur,
        Bu bize bağlı birşey. İki ay içerisinde bu
Gürsel	Tansel... Tansel.... Bak Tansel
        Şimdi, yani şu anda ben Almanya'dayım. Ben Sarıkamış'ta değilim.
        Ben saatlerce görüşemem. Telefon konuşmaları öz ve net olur.
        Burada mahalle dedikodusunun manası yok.
        Çünkü çok uzuyor, sıkıcı oluyor.
        Ben tabii ki birşeyler anladım. Anladığım kadarıyla geliyorum
Tansel	Hayır gel yani,
        Sonuçta burda, millet burda diyor ki ‘Halep ordaysa, arşın burda’
Gürsel	Aynı şeyi bende söylüyorum Tansel
Tansel  Ha bende onu söylüyorum.
        Bende diyorum ki ‘Halep ordaysa, arşın burda’
Gürsel	Okey
Tansel	İki gün önce babamı hastahaneye kaldırdık.
Gürsel  Evet
Tansel  Dayımın konşmasından sonra.
        Halen daha iki gündür dükkana gelemiyor.
Gürsel	Evet
Tansel  İki gündür dükkana gelemiyor. Rahatsız adam.
        Yani günde de üç beş defa eve gidip, geliyorum.
        Yani bu adam bu durumda, yani artık bitmiş.
        Belkide senin yüzünden ölebilir adam.1
Gürsel	Benim yüzümden?
Tansel  Tabii yani, son belki demi sen olabilirsin. Sebep sen olabilirsin2
        Onuda söylüyorum ben, çünkü o gün o konuşmada,
Tansel	O dayımın o fırtınalı konşmasında, bir saat sonra hastahaneye kaldırdık.
        Ondan sonra ertesi gün eve getirdik. İki gündür de dükkana gelemiyor.
Gürsel	Tamam
Tansel  Adam zaten yani ufak birşeyden rahatsız olacak adam
        Haa ben o gün aynı şeyleride söyledim. Bu adam gidicidir.
        Gidicidir, yani bu adam gidicidir.
Gürsel	Tansel hepimiz gidiciyiz.
Tansel  Bir kişi sebep olacak buna. Ben çünkü buna eminim.
        Çünkü bu adam son demine geldi şu anda
Gürsel	Sen o suçlamayıda hemen beni yapıyorsun
        Yani bunu yapabilyorsun. 
Tansel	Dayım o konuşmaları yapmayaydı
        Belki şu anda yine gelip dükkana giderdi öylesine.
        Ha ben telefonda Gürsoy'ada gerekli mesajı verdim ben.
        Dedim eğer birşey olursa, ben dayımı ağzımdan almam.
        Dayımı ağzımdan almam, eğer birşey olursa
Gürsel	Ne olur, ağzımdan almaz mısın?
Tansel  Hayır yani birşey olursa daha dayım. Benim zaten şu anda dayım yok.
        Bak ben ne güzel söylüyorum
        Ben senden bir kötü kelime işitmedim.1
        Ama dayım. Ne oluyor ki dayıma açmışta bana küfrediyor.
        Yani ben açmışım, bana küfrediyor. Ben niye açmışım bir onu öğren.
        Ben niye açmışım, sebebini öğren, ondan sonra bana küfredeceksen et.
Gürsel	Okey yeğenim okey. Bu iş çok neşeli olacak Tansel
Tansel  Evet çok neşeli olacak
Gürsel  Çok neşeli olacak.
Tansel  Üzücüde olabilir
Gürsel  Efendim
Tansel  Belki üzüntülü olabilir
Gürsel  Orasını ben size söyledim. Her zaman savaşta hiç bir taraf kazanmaz.
        Yani çok zarar gören, ve birde az zarar gören taraf olur.
        Ama ikiside zarar görür.
Tansel	Bana birşey olmaz. Ben bunu şöyle söyleyeyim
        Bana o kadar bağır, dayımda bağırdı bana birşey olmaz.
        Anneme de ağladı sızladı birşey olmaz.
        Olacak olan babamadır, olacak olan babamadır.
        Zaten son gününe gelmiş, haa felç olur. Yine olacak olan banadır,
        felçli bir adama bakarım bundan sonra ben.
        Başka birşey olmaz. Yani bundan sonraki dönemde
Gürsel	Evet
Tansel  Benim işim gücüm felçli bir adama bakmak olur.
        Ha ondan sonra ben dönüp sana şunu diyeceğim:
        Gürsel ağabey senin meselen benlenmiydi ki,
        Sağ adamı bıraktın bana, şimdi felçli bir adamı bıraktın bana
Gürsel	Tansel ben bu konuşmayı Kars'ta devam edelim, oldu mu?
Tansel  Tabi, tabi
Gürsel  Haydi canım.
Tansel  Oldu
Gürsel  Selam söyle herkese. Hoşçakal.